Ihre Browserversion ist veraltet. Wir empfehlen, Ihren Browser auf die neueste Version zu aktualisieren.

Social Media Paylaş

Saygıdeğer hemşerilerim ve dostlarım,

Köyümüzün tarihini anlatmak istiyorum.  Tercan’a 30 km, Erzurum ve Erzincan’a 120 km uzaklıkta olan köyümüzün eski ismi Ahbasor‘dur ve  yaklaşık 1960’larda da yeni ismi Saǧlıca olarak değiştirilmiştir.  Önceleri bu toprakların üzerinde birçok devlet, beylik ve aşiret varlık göstermişlerdir. Köyümüzün eski yerinden şimdiki yerine kimler tarafından ve hangi nedenle taşındığı bilinmemektedir.

Köyümüzün çevresindeki köyler şöyle sıralanabilir: Doğusunda eski ismi Mezra, yeni ismi Esenevler; batısında eski ismi Arlık, yeni ismi Beşgöze ve kuzeyinde eski ismi Parsinik, yeni ismi Tepebaşı köyü bulunur. Güneyinde Akdağ eteğinde eski ismi Pırnaşel, yeni ismi Gedikdere köyüne bağlı Devriş Mezrası, Keşiş Komu ve Aslançayır mezrası bulunmaktadır.

Köyümüzün yaklaşık 10 km doğusunda tarihi Şirinli şehri ve kalesi bulunmaktadır. Kalenin altından bulunan kayaları oyarak odalar ve çeşitli yerleşim yeri  yapılmışlar. Orada akan  çaydan su almak için de kayaları oyup   merdivenler yaptırılmış;  burasını gizli yol olarak da kullanmışlar.  O dönemin   Kralın kızı ölünce, kalenin iki yüz metre ilerisindeki yüksek kayaları oyup oraya gömmüşler. Bir de, odalardan gelen gizli yolu var. Kalenin ilerisinde Pençerik mezrası var. Pençerik, kaleye yaklaşık beş yüz metre mesafede olan güzel bir yerleşim yeridir. Tarihi olarak mağaraları kayalıklar ve kayaların altında geniş ve derin saçaklar bulanmaktadır.

Ak dağlarının eteklerinde  bulunan köyümüzün doğusunda Kara Dere vadisi var. Vadinin içinde bir de küçük bir kale var. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Köyümüzde bir de kilise varmış. Taşları köylüler tarafından ev yapımında kullanılan bu kiliseden kalıntılara ne yazık ki rastlanmamaktadır. Killenin ne zaman yapıldığı bilindirmemektedir. Köyümüzün içme suyu Aslançayır’dan gelmektedir. Köyün içinden akan dere de buradan geliyor. Üzerinde tahılları öğütmek için yapılan su değirmenleri var. Köyümüzde narenciye, tütün ve pirinç hariç  diğer her türlü sebze ve meyve yetiştirmektedir. Şu anda genel olarak hayvancılık  ve arıcılık yapılmaktadır. Köyümüzün yukarısında büyük mağaralar var. Rivayete göre bu mağaralardan Şirinli şehrine kadar gidiliyormuş. Buradaki kayaların saçakların altındaki yerler yayla olarak kullanılmış. Çünkü yağmurdan ve sıcaktan hem kendileri hem de hayvanlarını koruyormuş. Mağaralar doğal afetlerden dolay dolmuş, ama halen o güzelliğini korumaktadır

Büyük dedem Mustafa Ağa, tahminen 1790  yılarında Tercan’ın Ahbasor köyüne yerleşmiş. Oğlu Mehmet Ağa’nın üç oğlu vardı; Hasan Ağa, Mehmet Ağa ve Yusuf Ağa. Mehmet ve Yusuf Ağalar Tunceli’nin Pülümür ilçesinin Göcenek köyünde yaşamışlar. Mustafa Ağa bir zaman  sonra oğlu  Mehmet  Ağa bırakmış tekrar Göcenek köyüne dönmüş  Mehmet Ağa  bu köyde kendi düzenini kurduktan sonra, burayı oğlu Hasan  Ağa’ya bırakıp  oğlu Yusuf ve Mehmet Ağa’nın yanına Pülümür’e dönmüş. Yusuf Ağa ve Mehmet ağa bizim çok yakın akrabalarımız  olan Uluşanların dedeleridir.

Şu anda köyümüzde on beş hane bulunuyor. Ailelerin isimleri; Gözcü, Narin, Kalender ve köye yakın zamanda yerleşen Bektaş ve Aydemir’dir. Uzun yıllar köyde yaşayıp  sonra çeşitli nedenlerden dolayı köyden göç eden Aileler ise, Eli büyük, Aydın, Keleş, Görmez, Gündüz, Gümüş, Güngör, Şık, Işık, Düzgün, Araz, Acer, Kodak, Demen, Yılmaz, Atlat, Bağır, Polat, Ateş, Taş, Boztaş, Aktaş, Balyemez, Kaplan, Korkmaz, Yalçın ve Çelik aileleridir.

Köyün doğusundaki tepede büyük ninem Fidan Hanım’ın yetiştirdiği orman vardır. Bu armanı kendisi diktirdiği için onun adını vermişler. Şu an hala tüm güzelliğini koruyor.

Köyümüzün elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ve sulama kanalları muhtar Yaşar Gözcü’nün desteğiyle güzel bir duruma getirilmiştir. Köyümüz yaşama koşulları açısından bu anlamda oldukça gelişmiştir. Önceleri köyümüzde okul yoktu, öğrenciler odalarda okutuluyordu. O dönemde komşu köylerdeki öğrenciler barakalarda okuyorlardı. Oralara okul yapılınca oradaki barakaları  bizim köye getirdiler ve eğitime barakada devem etmeye başlandı. Köyümüze gelen ilk Eğitmen Mustafa Candan oldu. Şimdi köyümüzde mevcut bulunan okul 1978’de yapılmıştır. 1995 yılına kadar kullanılan okul, bu tarihten sonra öğrenci  olmadığından dolayı kapatılmıştır. Öğrencilerin bir kısmı Tercan’daki yatılı Bölge okuluna gönderilmiş, kimi de  gittikleri yerlerde okula devam etmişlerdir.

Tercan Kaymakamı T. Hakan Bilgin bey köyün ihtiyaçlarına göre okulun değerlendirilmesini  muhtar Yaşar Gözcü’ye bildirmiş. Muhtar da bana durumu bildirdi.  Biz de beraber bu konuyu değerlendirdik ve okulun kültür evi, cem evi, kütüphane, misafirhane ve morg olarak kullanılmasına karar verdik. Benim maddi, muhtarın da manevi katkılarıyla çeşitli çalışmalardan sonra okulu şimdiki durumuna getirdik. Kültür evinin  açılışı 28.09.2011 tarihinde Tercan kaymakamı T. Hakan Bilgin, Tercan belediye başkanı Mehmet Yılmaz, konuklar ve dost ve akrabaların katılımıyla gerçekleşti. Saǧlıca Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına Mehmet Gözcü ve Ahmet Narin  kaymakama beye, belediye başkanına  ve muhtara Yaşar Gözcü’ye birer plaket sundular. Kaymakam bey de bana bir plaket verdi. Kaymakam bey kültür evine bazı bağışta bulundu. Buradan tüm katılımcılara şükranlarımızı sunarız. Şu an Saǧlıca Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği faaliyetlerini Kültür Evi ve köy konağında sürdürmektedir. Gelin bu güzel köyümüze hep beraber sahip çıkalım.

Dernek Başkanı

Mustafa GÖZCÜ

Burda Sizin Reklaminiz görüne bilinir

bize kisa bir E-Mail atin  

Köyümüzden Haberler 

vefat dügün nisan haberleriniz varsa bize haber verin.

Bir Mail atiniz veya Facebook Sayfaimizdan Haber verin.